ucev_logo
Ara
TÜRKİYE’DE YEŞEREN UMUT: ÇEVREDE BAŞARI HİKAYELERİ
Home » Destination  »  TÜRKİYE’DE YEŞEREN UMUT: ÇEVREDE BAŞARI HİKAYELERİ
Her büyük değişim küçük bir farkındalıkla başlar. Türkiye’nin dört bir yanında, çevre için sessizce büyük işler yapan insanlar var. Onlar ne bir ödül, ne de bir alkış bekliyorlar. Ellerinde bir fidan, bir çöp torbası ya da bir kürekle, yalnızca doğayı yaşatmaya çalışıyorlar.

Gözden Kaçan Kahramanlık

Her büyük değişim küçük bir farkındalıkla başlar.
Türkiye’nin dört bir yanında, çevre için sessizce büyük işler yapan insanlar var. Onlar ne bir ödül, ne de bir alkış bekliyorlar. Ellerinde bir fidan, bir çöp torbası ya da bir kürekle, yalnızca doğayı yaşatmaya çalışıyorlar.

Bu yazı, çevre bilincini yalnızca “temizlik” değil, bir yaşam sorumluluğu olarak gören insanların hikâyelerine adanmıştır. Çünkü bir ülkenin yeşermesi, sadece toprağa değil, insanın vicdanına da bağlıdır.

i-m-g-8394
Orman Dede:

Bir Fidanın Ömrü Kadar Sabır
Türkiye’nin Ege köylerinden birinde yaşayan “Orman Dede” lakaplı Mehmet Ali Kılıç, 40 yıldır her ilkbaharda kendi elleriyle yüzlerce fidan dikiyor. Emekli olduktan sonra köyünün çevresindeki çıplak tepeleri yeşertmek için başladığı bu serüven, bugün binlerce ağacın oluşturduğu bir doğal hatıra ormanına dönüştü.
O, hiçbir kampanyanın parçası değildi. Ne bir bütçesi, ne de desteği vardı. Ama inancı vardı:
“Bir insanın hayatı boyunca diktiği her ağaç, çocuklarına verebileceği en güzel mirastır.”
Orman Dede’nin hikayesi, bireysel çabanın toplumsal dönüşüme nasıl öncülük edebileceğinin canlı bir örneğidir. Köy okullarındaki çocuklar artık her yıl onunla birlikte fidan dikiyor ve doğayı korumanın yalnızca devletin değil, her bireyin görevi olduğunu öğreniyor.

Erzurum’un Yeşil İstasyonu: Rayların Yanında Filizlenen Umut

Erzurum tren istasyonu, yıllar boyunca sadece yolcuların gelip geçtiği bir yerdi. Ta ki emekli istasyon görevlisi İsmail Bey’in boş vagonlar arasında yeşil bir mucize yaratmaya karar vermesine kadar.
Her sabah işe geldiğinde, istasyonun atıl alanına bir pet şişeden saksı yapıyor, çiçek ekiyor, zamanla küçük bir bahçe kuruyor. İlk başta tek başına başlayan bu hareket, kısa sürede tüm personelin ilgisini çekiyor. Bugün o istasyon, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları’nın “Yeşil İstasyon” pilot projesine ilham vermiş durumda.
İsmail Bey şöyle diyor:
“Güzellik birilerinin fark etmesiyle değil, birinin başlatmasıyla oluşur.”
Onun bu sade sözü, çevre duyarlılığının temeli olan inisiyatif alma bilincini temsil ediyor. Çevreyi sevmek sadece doğaya bakmak değil, onun için bir şey yapmaktır.

e615f58d-70de-4788-95f6-94a706743d41

Deniz Kıyısında Duyarlılık: “Gören Göz, Duyan Kalp”

Sahillerimizin temiz kalması için yalnızca temizlik ekiplerine değil, bilinçli vatandaşlara da ihtiyaç var. Ege ve Akdeniz kıyılarında, gönüllüler her hafta sonu sahil temizliği yapıyor. Ancak bu hikâyenin kahramanı, temizlikten çok farkındalığı kalıcı kılan biri: Ayşe Yılmaz.

Ayşe Hanım bir gün sahilde yürürken, deniz kıyısında bir plastik şişe görüyor. Alıyor, çöpe atıyor. Sonra bir tane daha. O anda fark ediyor: “Ben bu sahili seviyorsam, onunla ilgilenmem gerekiyor.”
Birkaç hafta içinde çevrim içi bir grup kuruyor. “Gören Göz, Duyan Kalp” adını verdiği bu topluluk, bugün 14 şehirde aktif gönüllüye ulaşmış durumda.

Sadece çöp toplamakla kalmıyorlar, aynı zamanda belediyelere geri dönüşüm önerileri sunuyor, çevre eğitimleri düzenliyorlar. Onların mottosu:

Bir şeyi gördüysen, sorumluluğu da sende başlar.

Uzman Çevreciler Vakfı’ndan Mesaj: Çevre, Ortak Sorumluluğumuz

Uzman Çevreciler Vakfı olarak biz, çevre bilincinin sadece projelerle değil, insan hikâyeleriyle güçlendiğine inanıyoruz.
Her fidan, her geri dönüştürülmüş atık, her korunmuş su damlası bir başarıdır. Ancak asıl başarı, insanların iç dünyasında yeşeren o farkındalıktır.

Türkiye’nin dört bir yanında, bu hikâyelerde olduğu gibi küçük ama kalıcı adımlar atan binlerce kahraman var.
Biz onların sesini duyurmayı, hikâyelerini paylaşmayı ve bu bilinci yeni nesillere aktarmayı görev biliyoruz.

Çevreye sahip çıkmak, sadece doğayı değil, geleceğimizi korumaktır.

Son Söz: Yeşil Bir Türkiye İçin

Bu başarı hikayeleri, çevre duyarlılığının bir trend değil, bir yaşam biçimi olduğunu gösteriyor.
Bir fidan dikmek, bir çöpü yerden almak, bir komşunu bilinçlendirmek… Küçük gibi görünür, ama doğanın ritmine uyum sağlayan her davranış, büyük bir dönüşümün parçasıdır.

Türkiye’nin geleceği, sadece politikaların değil, duyarlı insanların ellerinde yeşerecek.

“Doğa bize ait değil. Biz doğanın misafiriyiz. Misafir olduğun yeri temiz bırakırsan, gerçekten iz bırakmış olursun.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir